ATATÜRK
Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı
Atatürk'ün çocuk sevgisi herkes tarafından bilinmektedir. Atatürk'ün manevi çocuklarıyla ilişkisi,o yıllarda yaşayan kişilerin anı kitaplarında yer almaktadır.Atatürk her fırsatta ‘‘Bugünün küçükleri yarının büyükleri” diyerek çocukların toplumların gelişimi için ne denli önemli olduğunu belirtmiştir.
Geleceğin çocukların elinde olduğunu düşünen Atatürk,1924'te ilk Meclis'in açılış tarihi olan '23 Nisan' gününün çocuk bayramı olarak kutlanmasına karar vermiş ve daha sonra bu bayramı çocuklara armağan etmiştir.
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Sakarya Motoru'nda küçük Ülkü ile Boğaz gezisinde
(1934)
Cumhurbaşkanı Atatürk, Ege Vapuru'nda, küçük Ülkü ile
(Şubat 1935)
Cumhurbaşkanı Atatürk, küçük Ülkü'ye okumayı öğretirken
(3 Mayıs 1935)
Cumhurbaşkanı Atatürk, Florya'da küçük Ülkü ile
(21 Haziran 1936)
TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal, Bilecik
Osmaneli İstasyonu'nda bir öğrencinin okuduğu şiiri dinlerken
(20 Ocak 1923)
Atatürk Pendik istasyonunda kendini karşılayan çocuklarla birlikte. Arka sırada Atatürk’ün geleceğini duyup karşılamaya gelen Pendik’te kamp yapan Darüşşafaka’lı öğrenciler.
(6 Ağustos 1929)
EĞLENCE
TEKERLEME
Ayı beni korkuttu Kulağını sarkıttı
Elma verdim yemedi
Sakız verdim çiğnedi
Hap hup kırmızı turp
Bir, iki, üç
Söylemesi çok güç
Sana verdim bir elma
Adını koydum Fatma
Hop, hop, hop
Bir büyük altı top
Ağzım minnacık
Burnum hokkacık
Yanaklarım elmacık
Gözlerim boncuk
Benim adım çocuk
Ay dede, ay dede
Evin barkın nerede?
İnce belde
İnce belin neresinde?
İki dağın arasında
Keklik getir, yağa batır
Sen yiyemezsen
Bana getir ay dede
Bir, iki, üç
Yolda oyun güç
Üç, iki, bir
Haydi eve gir
Bir, iki, üç
Ebelik pek güç
4 koca teker
5 dibe çöker
6 ne güzel
7’de dur
8’de vur
9’da atla
10’da tepe takla
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10
Evimize dön
Komşunun bahçesindeki
Güllere kon
Kardan adam, kardan adam
Senden korkmaz benim babam
Süpürgen var süpürmezsin
Etrafını hiç görmezsin
Ağzın burnun kızarmış
Sanki pek çok soğuk varmış
Haydi haydi yürüsene
Hah hah hah
Diye gülsene
Ah ne süslü bebek
Üstü mavi al benek
Aman tutsam şunu ben
Hemen uçup gitmeden
Eveleme develeme
Devekuşu kovalama
Kovalarsan yaralama
Şekerleme çikolata
Şundan bundan
Kedi düştü damdan
Çıt pıt
Nerden geldin
Oradan çık
Kız saçların kıvırcık
Sana dedim sen çık
FIKRA
Subaşının Eşeği
Eşeği kaybolan Subaşı, ateş püskürmüş:
-Çabuk benim hayvanımı bulun, yoksa karışmam! Diye bağırmaya başlamış. Herkesi bir telaş , bir korkudur almış. Eşeği aramak için dört bir tarafa dağılan Akşehirliler , yolda Hoca'ya rastlamışlar:
-Aman Hocam, bize yardım et. Yolda sahipsiz bir eşek bulursan hemen yakala n'olur.
-Eşek kimin?
-Subaşının. Demişler. Hoca da: "Peki ararım" demiş ve türkü söyleye söyleye yolunu sürdürmüş. Karşısına çıkan bir köylü :
-Hocam, böyle türkü söyleyerek ne yapıyorsun? Deyince , Hoca:
-Subaşının kaybolan eşeğini arıyorum! Demiş. Adam , yine sormuş:
-Peki , böyle türkü söyleyerek eşek mi aranır a Hoca?
-El elin eşeğini elbette türkü söyleyerek arar. Hele eşek zorla aranıyorsa. Üstelik Subaşınınsa....
BİLMECE
Fırında pişer Mideye düşer
CEVAP: EKMEK
SAĞLIK
KİTAP EN İYİ DOSTUMUZDUR
Hülya, kitap okumayı çok severmiş. Boş zamanlarını sürekli kitap okuyarak, yeni bilgiler öğrenerek geçirirmiş. Hülya’nın arkadaşı Cem ise hiç kitap okumaz, boş zamanlarını bilgisayarın başında oyun oynayarak harcarmış. Bir gün Cem doğum gününü kutlamak için Hülya’yı ve diğer arkadaşlarını davet etmiş. Arkadaşları Cem’e oyuncaklar, bilgisayar oyunları hediye etmiş. Hülya ise Cem’e bir hikaye kitabı almış.
Cem, Hülya’nın hediyesiyle hiç ilgilenmeden hemen yeni bilgisayar oyunlarıyla oynamaya başlamış. Bir gün Cem`in bilgisayarı bozulmuş. Cem oynayacak oyun bulamadığı için çok sıkılmış. Odasında kendisine yeni bir oyuncak ararken Hülya’nın ona doğum gününde hediye ettiği hikaye kitabını bulmuş. Önce “bir iki sayfa okur, sonra da sokağa oynamaya giderim” demiş ama kitabı okudukça çok hoşuna gitmiş . Kitaptaki hikayelerin hepsi birbirinden güzelmiş Cem, okudukça yeni yeni şeyler öğreniyormuş. Kitabı bitirince “keşke daha önce bilgisayar oynamak yerine kitap okusaydım. Kitaplar oyunlardan daha güzel hem de çok eğlenceli. Bundan sonra ben de hep kitap okuyacağım” demiş. Hülya da arkadaşı Cem`in kitap okumaya başladığını duyunca çok sevinmiş. Ona kendi kitaplarından ödünç vermiş. Bundan sonra Cem daha az bilgisayar oyunu oynamış, kendisine yeni kitaplar almış ve vaktini boşa harcamamış
KÜLTÜR
Hoş geldiniz
Karagöz'le Hacivat'tır ismimiz,
İnsanları güldürmektir işimiz;
Perdede şakadan kavga etsek de,
Birbirimizi hem de çok severiz!
Herkese sağlık, mutluluk dileriz,
Neşe ve bilgi dolsun günleriniz!
Yüzü temiz, gönlü temiz çocuklar,
Güzel kitabımıza hoş geldiniz!
Karagöz Nedir?
Karagöz Oynatalım mı?
Bir Perde Gazeli
Kitabımızdaki Söyleşmeler
Oyunlar
Çocuk Sayfası
Kurbanlık Koç
Mektup Geldi
Diş Macunu
Borç Korkusu
Kan Karpuz
Telefon İşi
Sihirli Paket
Piknik Macerası
Acemi Güreşçi
Okur-Yazarlık
İş Hastalığı
Bilgi Dağarcığı
İşkembe Peşinde
Mektup Örneği
Bahçevan İşi
Alfabeyi Sökmek
Parasız Yemek
Görgü Kuralı
Kolay Şiir
Pazar Çantası
Şans Güldü
Mektup Kimden?
Ramazan İkramı
İftarın Böylesi
Davul Bahşişi
İftar Bilmecesi
Bayramlaşma Bayramı
BİRİ
Çocuklara Karagöz - Hacivat Söyleşmeleri
Bayramlaşma Bayramı
(Karagöz gelir, içeri girerler.)
HACİVAT - Karagöz'üm hoş geldin!...
KARAGÖZ - Hoş bulduk Hacı Cavcav, hoş bulduk!... Ver elini öpeyim!
HACİVAT - Efendim, bu ne el öpmesi?...
KARAGÖZ - Pataklarım ha, öğrenemedin mi? Bayramlaşma el öpmesi tabi...
HACİVAT - Tamam, biliyorum da, bayramın daha ilk gününde bu kaçıncı bayramlaşma?
KARAGÖZ - Köftehor, kaçıncı olursa olsun, bayramlaşma kötü mü?
HACİVAT - Canım kötü olur mu? Bayram güzel, bayramlaşma çok güzel ama...
KARAGÖZ - İyi ya, benim bayramın ilk günü fırsat buldukça senin elini öpmem de hepsinden güzel...
HACİVAT - Artık yeter efendim! Bayram namazından sonra sabah câmide bayramlaştık.
KARAGÖZ - Yalan söyleme! Bayram bahşişi almak herkesin içinde ayıp olur diye dışarıda bayramlaştım.
HACİVAT - Her ne ise... Beraber yürüdük, evlerimize ayrılırken tekrar bayramlaştın! Yine ses çıkarmadım.
KARAGÖZ - Hele ses çıkar da göreyim. "Hacivat benimle bayramlaşmıyor, elini öptürmüyor" diye bağırırım.
HACİVAT - Zaten ben de, sana inanan çıkar da eşe dosta bayram günü rezil olurum diye çekiniyorum.
KARAGÖZ - İyi yapıyorsun Hacı Cavcav!...
HACİVAT - İyi yapıyorum ya, durmadan elini öpen sadece sen olsan ona da razıyım. Çocukların torunların daha câmide iken senin arkanda kuyruk olmaya başladı.
KARAGÖZ - Ağzını bozma, bayram demem pataklarım. Köftehor ben kedi miyim de arkamda kuyruk uzasın?
HACİVAT - Yani, sen elimi öperken bir bakıyorum ki onlar da arkanda sıraya girmişler.
KARAGÖZ - Ne olacak ya?... Senin arkanda sıraya girecekler de, senden sonra ben çocuklarımın, torunlarımın mı elini öpeceğim?
HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Öyle değil... Yani onların da senden sonra el öpmelerine de bir şey dediğim yok amma.
KARAGÖZ - Eeee, amması ne demek oluyor?
HACİVAT - Bahşişini almadan önümden çekilmiyorsunuz.
KARAGÖZ - Senin iyiliğin için öyle yapıyoruz.
HACİVAT - O nasıl oluyor bakalım?
KARAGÖZ - Köftehor, el öpüp de bayram bahşişimizi almasak görenler ne der?
HACİVAT - Hiçbir şey demezler...
KARAGÖZ - Ben öğretirim. "Hacivat, bayramda elini öpen Karagöz ile çocuklarına ve torunlarına bahşiş vermedi, çok ayıp etti" derler.
HACİVAT - İşin aslını astarını bilmezlerse tabii ayıplarlar. Fakat ben de senin çocuklarını torunlarını peşine takıp, benden bahşiş almak için kaç defa elimi öptüğünü söylersem ya sana ne derler?
KARAGÖZ - Bir şey demezler, beni ayıplamazlar.
HACİVAT - Allah Allah, neden?...
KARAGÖZ - Köftehor, sen Hacivat'sın, Ben Karagöz'üm!... Hem gülüp geçerler, hem de "Aferin, Karagöz ne akıllı, işini bilen adammış..." derler.
HACİVAT - Hiç güleceğim yoktu. Hah hah hah!...
KARAGÖZ - Hah hah ya, ben seni şimdi iyi güldürürüm. Unuttum zannetme de hele şu el öpme bayram bahşişimi ver bakalım Hacı Cavcav!
HACİVAT - Pekâlâ, az olacak ya kusura bakma! (Verir.)
KARAGÖZ - Zararı yok, üstünü sonra tamamlarsın! (Alır.)
HACİVAT - Nasıl oldu da bu sefer yalnız geldin?
KARAGÖZ - Kim dedi yalnız geldiğimi? Çoluk çocuk da yola çıkmışlardır. Sen paraları hazırla.
HACİVAT - Aman Allah'ım, sen bana sabır ver!
KARAGÖZ - Tamam Hacı Cavcav, anlaştık! Allah sana sabır versin, sen de bize her bayramda el öptükçe bahşiş ver. (Karagöz ve sonra Hacivat giderler.)
TRAFİK
Trafik ortamında sürekli hareket halinde olan, bu hareketleriyle birbirlerini etkileyen araçlar ve insanlar birbirleri için çok önemlidir. Birbirlerinin nasıl hareket edeceğini, belli bir yerde nasıl davranabileceğini tahmin edebilmek isterler. Acaba bu yolda dönüş yapar mı? Durabilir mi? Sağa mı dönecek? Neden yavaşladı? Trafik işaretleri bizim için önemli olabilecek bu tür soruları doğru cevaplamamızı sağlarlar. "Kırmızı ışık yandı, şimdi tüm araçlar duracak" "sağa sinyal veren araç birazdan yavaşlayacak ve ilerideki kavşaktan sağa dönecek" gibi.
YAYALARIN UYMASI GEREKEN TRAFİK KURALLARINI ÖĞRENELİM. NERELERDEN YÜRÜMELİYİZ ?
Cadde ve sokaklarda yürürken daima yaya kaldırımlarından yürümeliyiz.
Yaya kaldırımlarından yürürken daima sağ taraftan yürümeliyiz.
Yaya kaldırımlarında, sizden başka yayaların da olacağını düşünerek dikkatli davranmalıyız.
Yaya kaldırımı bulunmayan cadde ve sokaklarda yürümek zorunda kaldığımızda, yolun sol kenarından yürümeliyiz.
KARŞIDAN KARŞIYA NASIL GEÇİLİR?
Yola inmeden önce kaldırımın / banketin kenarında durmalıyız.
Önce sola, daha sonra sağa, tekrar sola bakarak yolu kontrol etmeli, eğer araç gelmiyorsa koşmadan hızlı adımlarla yürümeliyiz.
Yolun ortasına gelindiğinde tekrar sağa bakarak, yine koşmadan hızlı adımlarla yürüyerek karşıya geçmeliyiz
KARŞIDAN KARŞIYA NERELERDEN GEÇİLİR?
1- Alt geçitlerden,
2- Üst geçitlerden,
3-Yaya geçitlerinden
4- Okul geçitlerinden,
5- Trafik Polisinin bulunduğu yerlerden,
6- Trafik ışıklarının bulunduğu yerlerden,
7- Sayılanların hiç birisi yoksa köşe başlarından geçmeliyiz. Çünkü; hangi yönden gelirse gelsin tüm araçları rahatlıkla görebiliriz.
NERELERDE OYUN OYNANIR?
Boş arsalarda veya alanlarda,
Çocuk oyun parkları Oyun alanlarında,
Okul bahçelerinde oynamalıyız.
Caddelerde ve sokaklarda kesinlikle oyun oynamamalıyız
VÜCÜDÜMÜZ
TOPUN İÇİNDEKİ DEV
_________________
